Sayfalar

8 Şubat 2011 Salı

Doğmamış çocuğun gizli yaşamı-I

Genel olarak henuz anne karnındaki bir yavrucagin duygusal gelisimi ve annenin hamileligi boyunca cocugun kisiligi uzerindeki etkisini anlatiyor Dr. Thomas Verny ve John Kelly. Bunun için en önemli şeyin "bağlanma" olduğunun üzerinde duruluyor tüm kitap boyunca; önce rahim içi bağlanma ve bunun doğal sonucu olarak da kurulan bağın doğum sonrası da devamı sayesinde anneliğe rahat/doğal bir geçiş.

".. bir kadin cocugunun hayatini dogumdan cok once etkilemeye baslayabilir. Bunun bir yolu hamilelik sirasinda sigarayı ve içkiyi azaltmak ya da tamamen birakmaktir. Baska bir yolu da cocuk ile konusmaktir. Cocuk gercekten sizi duyar ve daha da onemlisi duyduklarina yanit verir. Yumusak rahatlatici bir konusma ona sevildigini ve istendigini anlatir. Bu tabii ki kelimeleri anladigi icin olmaz, kelimeler onun anlayabileceginden daha karmasiktir. Ancak soylenenlerin tonunu rahatlikla anlayabilir."

"Dogmamis cocuga bir seyler ogretmeye baslamak bile mumkundur. En azindan gunde birkac dakikasini sakin muzik dinlemeye ayiran bir anne, cocugunun daha sakin ve rahat hissetmesini saglayabilir. Muzikle olan bu erken tanisma, cocukta hayat boyu suren muzikal bir ilgi alani bile yaratabilir."

"Doğumdan sonraki 1 saat kadar kısa bir süreyi bile anne-çocuk beraber geçirmek hem anne hem de çocuk üzerinde çok olumlu etkiler yaratabiliyor. Bu ilk saatlerde anne ve bebeğin en çok ihtiyacı olan şey yemek ya da uyku değil birbirilerini dinlemek, bakmak ve okşamak."

"Bebegin aglama sesleri anne süt üretimini sağlıyor ve dokunuşları da doğum sonrası kanamanın azalmasına yardımcı olan hormonun salgılanmasına yardımcı oluyor."

"..hamileligi hakkinda kendini iyi hisseden bir kadının anneliğe geçişi de kolay olacaktır."

7 Şubat 2011 Pazartesi

hıçkırık

minik bebegimi hıçkırık tutuyo! minik, minicik sarsılıyor karnım, daha erken haftalarda da olmustu bir iki ama simdi daha sık oluyor. yutmayı yeni ogrendiginden ve amniyo sıvısını bol bol yutmasından kaynaklanıyormus. beni hıçkırık tutmuş gibi nefesimi tutasım geliyor biran once geçsin diye :)

3 Şubat 2011 Perşembe

ilk bakici adayi gorusmesi

sevimli, kibar, genc, kucugu 3 yasinda olan 2 kiz cocugu annesi, kendisi 6 kiz kardesin ortancasi.. bulusmaya kocamla birlikte gittik, o da kocasiyla gelmisti, kocasi da cok kibar bir adam, ayni emellerle oradaydik belli ki. ama. ama...........
henuz 8 aylik bebegimi teslim ediyormusum gibi geldi. kim yeterli/iyi gelir gozunuze boyle bir sey icin?
gorusme sonrasindaki 1 saat depresyona girdim resmen, sadece kisa bir sureligine, sadece aglama krizim gecene kadar :) sonra uyudum.. sweet mother of sleep..

1 Şubat 2011 Salı

32. hafta ve calisabilir raporu

zaman geldi catti malum 32. haftaya. her calisan annenin bir cesit alarmi gibi bir sey. normalde resmi olarak bu haftadan itibaren kadin calismamali. ama eger calismaya uygunsa bu dogrultuda SSK ya da bagkur nereye bagliysa orada gecerli bir hastaneden "5 hafta daha calisabilir" raporu almak gerekli. 5 haftanin sonunda da "iş gormezlik raporu" alarak resmi izninizi başlatıyorsunuz.  "5 hafta daha calisabilir" raporunu alacaginiz 32. haftaya dikkat, son adet tarihinden itibaren saydiginizda 31+3 ya da + herhangi baska bir sayi 32. hafta etmiyor, illa 32 / 32+1 lere baslamis oldugunuz hafta 32. hafta sayiliyor!
5 hafta degil ama 3 hafta daha calismak istiyosunuz diyelim, yine de 5 hafta daha calisabilir raporu alip 3. hafta sonunda izne ayrildiginizi belirten baska bir rapor aliyorsunuz ayni hastaneden. prosedur bu.

prensesin arkadasi

kocamin annesine davetliyiz yemege, eve ugruyorum 2 dakikaligina, yanliz onemli bir mail bekliyorum diye sadece 1 dakikalıgına e-maillerimi kontrol ediyorum, universitede cok yakin oldugum sonra metropol hayatinin kosturmacasinda arayi actigimiz ama surekli birbirimizi son gelismelerden haberdar ettigimiz bir arkadasim yakaliyor g-talk'ta, bir kotu haberle birlikte bir de mujdeyi patlatiyor: 12 haftalik hamile! :) sanal ortamin sanal nesesine birakmadan bu guzel haberi 1 saat sonra konusmak uzere sozlesiyoruz, ve sonra 1 saate yakin konusuyoruz. telefonu kapadigimdan saatler sonra bile hala icimi kaplayan sevinc devam ediyor, onu gormek icin sabrisizlaniyorum:) ..universite gunlerine gidiyo aklim, salaş, başıboş, tek derdimizin dersler olduğu, sürekli planlar yapıp bolca sarhoş olduğumuz günlere.. 8-9 sene öncesine.. güney kampusun dik yokusundan yukarı yururken sakin, telassiz, biri deseydi ki aynı sene çocuklarımız olacak, guler gecer miydik acaba, ciddiye alir miydik yoksa?
hamile oldugumda uzuluyorduk hic arkadasi olmayacak prensesimizin diye, daha dogmadan 2 arkadasi oldu bile! you never know! :)

28 Ocak 2011 Cuma

bebek odasi-I

sonunda karar verdik sonsuz konusma/arastirma/dusunme/tartisma sonucu: kizimiz 6 ay kadar bizim odamizda olacak, bu demektir ki yatagi da! ve bu demektir ki evimizin nacizane bir dolap buyuklugundeki diger odasinda dolap durmaya devam edecek. bu karar ve 7. ayi devirmis olmanin verdigi rahatlik/tatli telas karisimi bir duygu ile bugun annemle ilk defa bebek odalarini dolastik bir-iki. korkunc kaba ve agir fatih kral ile baslayip zarif desenli ama illa da boyali inci tuncel ile bitirdik. ablamin izinden giderek mother-care in boyasiz mobilyalarinda sonlanacagim hissiyle gunu kendime gore bitirdim. annemi evine biraktiktan sonra kiziltoprakta "angel.." diye bir yer gordum, hadi buraya da bakim diyerek daracik otoparkina parkettim. yine boyali boyali mobilyalari gorup "-gereksiz girmisim bu daracik ototparka" diye soylenirken geri vitese taktim arabami ama artik sisen karnim arkama donmeme pek izin vermedigi icin tum dikkatimle geri geri gitmekteyken babaya gecirdim. o kadar yuksek bir gacirti cikti ki "out-of-nowhere" 2 adam belirdi birden. yok bu araba cikmaz burdan, ya da kaporta cikar tumuyle yerinden gibi sacmaliklarla tartisirken birden etraf kalabaliklasti.. allahim birakin beni aglicam dedim ama kimse duymadi. derken ben hic beklemezken adamcagizlar birden arabayi kaldirdi yukari ve yana cekerek kurtardilar babadan! -hamileligim faydalari sanirim:)- apar topar binip arabaya kiziltopragin trafigine karisirken bir aglama tuttu beni, kizginlik korku karisimi. arkaya donemedigim icin kizdim kendime once, sonra is cikardim basima diye, sonra da korktum bebegime bizi olmasin diye.. hamilelik iste boyle bir sey:)

25 Ocak 2011 Salı

31. hafta

ofiste bir gun. hava kapali/soguk, sonunda "kis"in geldigi bir hafta. isler yogunlasti bir kac gundur. muzigim kulagimda. tam kaptirmisim kendimi ise ve griye. bebegim hareketlendi birden. "-anne benim canim sikildi, hadi kalk yuruyelim." diyor sanki, gercekten isten ayirmak ister gibi beni. o istemese bile ben kopuyorum zaten, umrumda degil onumdeki hicbir sey, ayagi nerde, eli nerde onu hayal ediyorum :)

22 Ocak 2011 Cumartesi

senfoni no:7ay muayenesi

her zamanki gibi 1 gun onceden belli belirsiz bir stres kapladi icimi, kocam ne kadar "gerek yok artik" dese de, prensesim ne kadar hareketleriyle/tepkileriyle varligini tum inanilmazligiyla gozler onune serse de! yine de icimdeki ufak kipirdanmalara engel olamiyorum muayene oncesi. dolayisiyla dun geceyi once dame de sion'daki 1 saatlik piyano konseri ardindan yakup taki raki-balik sofrasi ile doldurmak cok iyi geldi, kafami dagitmak icin. bir de uzerine 4 ay once evlenen arkadaslarimizin 4 aylik bir oglan cocugu beklemekte olduklarini ogrenince acaip sevindik. prensesin ilk arkadasi belli oldu, bebeklik arkadasi:))

derken 1 gibi yatip yine de sabah uyuyamayip erkenden kalktik, kocamin annesini once sonra da benim annemi alarak--evet ilk defa annelerimizi de yanimiza alarak-- doktorun yolunu tuttuk. benden baska herkes sakin, kocam asiri sakin. doktorun kalabalik ailemizi ilk gorudugundeki yorumu -"anneler geldigine gore artik sonlara yaklastik demektir." :)

hersey yolunda cok sukur, vee kizimiz yola girmis, basasagi dogum pozisyonunu almis bile! bu durumda yuzu gorunmedi tabi! anneler icin heyecanlandigimizla kaldik, ama olsun haber cok iyi:) napalim biz de kahvalti yapariz hepbirlikte dedik, kahvalti/oglen yemegi karisik 2 ogunluk yemek yedik.. uzerine 1 saat sonra ben bir de buyukannenin yaptigi katmerlerden tahin-pekmez esliginde goturdum, kocamin saskin bakislari altinda ve gunumuzu sakinlikle kapadik mideler dolu bir sekilde.. :)

20 Ocak 2011 Perşembe

muayeneden onceki gece


artik rutinim oldu muayene once icimin kipir kipir olmasi. o sebeple normalde onceki geceyi erkenden sonlandirip guze bi uyku cekip sakinlesmeye calisiyorum. ama bu sefer bir degisiklik yapip geceyi taksimde hem de ustuste 2 programla gecirmeyi planliyoruz. once yeri dolmayan eski zaman okullarindan dame de sion lisesinde macar bir abi nin :) piyano konserine gidiyoruz. sureyya operasi'nda calisan yakin arkadasimiz Asli bize davetiyeyi onerdiginde atliyoruz, kocamla ortak noktalarimiz icinde en guzellerinden sanata duskunluk.
konser salonu bicimsiz de olsa okulun girisindeki ara guler sergisiyle, gece avlunun isiklandirmasiyla okula bayiliyoruz, hemen mezunu arkadasimi arayaip okulunu ne kadar begendimi anlatiyorum, o da kendi hikayelerini anlatmak uzere soz veriyor.
ikinci duragimiz asmali'daki raki-balik sofrasi icin sofyali'ya gidiyoruz yeni evlenen arkadaslarimizin organize ettigi. hic aklimiza gelmiyor ama gecenin suprizini patlatiyorlar: aybala hamile! hem de bir oglan! ama durun bir dakika eger oglan oldugunu biliyorsaniz 15-16. haftalarda olmalisiniz diyoruz, herkes kafasindan bir hesap yapiyor:) ben sevincten gozlerime inanamiyorum bir sure, zaten buyuk olan gozlerim bir sure kuculemiyorlar:)
ve prensesimizin ilk arkadasi belli oluyor, sanki en yakin arkadasi olacamis gibi bir his doguyor icime.. ertesi gun olan randevu uzuncaaa bir sure ucuyor gidiyor aklimdan..

19 Ocak 2011 Çarşamba

30. hafta

dun kocamla birlikte okuyorduk 29+5. gununde oldugumuz haftanin ozelliklerini internetten, her hafta rutinimiz oldu, o haftanin degisimlerini ve bir sonraki hafta bizi nelerin bekledigini ogreniyoruz, ama 2 sonraki haftayi degil.. hersey vakti geldiginde.. sanirim bu bakis acimizi da gosteriyor.
30. hafta ozelliklerinin biri olarak soyle yaziyor: "bebeginiz kahvaltidan sonra en az iki kere hareket etmeli"
.. dusunuyorum, benim bebegim o kadar hareketlendi ki bu hafta, 2 kere 3 kere diye saymak ne mumkun! kahvaltidan sonra, aciktigim(n)da, aksamlari yattigimda ve magnezyum ictigimde ozellikle. tabi ben her hareketinde ilk hareketiymis gibi heyecanlaniyorum. bazen alistim artik diyorum, bazen doyamiyorum, kocam da ayni sekilde. her aksam konusuyor mutlaka ona, dun gece o kadar yorgundum ki ben uyuyakaldim, ama baba-kiz hala konusuyorlardi!